Anket verileri SPSS 21 programında analiz edilmiş ve raporlanmıştır. Bu
raporda yer alan bilgiler çalışma kapsamında ulaşılabilen verilerin analize
dayanmaktadır.
Doğal Afetlerde İnsan Hakları İçin Asgari Çerçeve
Devletler, doğal afetler de dahil olmak üzere her durumda vatandaşları ve
topraklarında yaşayan herkesin insan haklarına saygı gösterme, bu hakları
koruma ve yerine getirme yükümlülüğüne sahiptir. Bu yükümlülükler
evrensel ve bölgesel insan hakları sözleşmeleri kaynaklıdır. Depremlerin
özellikle barınma, temiz suya ve gıdaya erişim, sağlık, eğitim hakkı
üzerinde etkili olmaktadır.
BM Ekonomik Sosyal Kültürel Haklar Sözleşmesi’nde (ESKHS) güvence
altına alınan bu haklara ilişkin olarak doğal afet dönemleri için herhangi bir
istisna bulunmamaktadır. İnsan hakları sözleşmelerinde afet durumlarının
açıkça zikredilmemesi devlet yükümlüklerini doğal afet dönemlerinde
ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir.
Yükümlükler her koşulda geçerlidir ve devletlerin bu yükümlükleri askıya
alma hakkının sınırları vardır. BM İnsan Hakları Komitesi devletlerin
Sözleşmeden doğan yükümlülüklerini askıya alma hakkını kullanması
konusunda bu sınırın altını çizer:
“Taraf Devletler, sadece olağanüstü bir durumun ilanında değil aynı
zamanda böyle bir ilana dayalı tedbirler konusunda da dikkatli bir gözden
geçirmede bulunmalıdır. Eğer Devletler, doğal afet, şiddet eylemleri içeren
toplu gösteriler veya önemli bir endüstriyel kaza gibi nedenlerden dolayı
Sözleşme yükümlülüklerini askıya alma haklarını beyan etmek istiyorlarsa,
sadece sözkonusu durumun ulusun hayatını tehdit ettiğini değil aynı
zamanda Sözleşme’den derogasyonların tam anlamıyla durumun
gerektirdiği ölçüde olduğunu kanıtlayabilmelidir.” [37]
37) Birleşmiş Milletler’de İnsan Hakları Yorumları İnsan Hakları Komitesi ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel
Haklar Komitesi, 1981-2006, Der. L. Uyar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sy 105
31