STÖ/İnisiyatif 7
Sivil Toplum Görüşmeleri- STÖ’nün çalıştığı bölge
- Meslek Örgütü
- Derneğin Romanlara dair yürüttüğü çalışmaya dair aktarımları:
Domlar, Romanlar diğer gruplara göre daha fazla etkilendi, çünkü mahallede komşu ve akrabalar arasında zorunlu bir dağılım oldu. Özellikle köyleri olmadığından deprem sonrası kalacak bir yerleri yoktu. Çocuklardan yetişkinlere kadar genel sağlık çalışmalarını yürüttük, fakat zamanla daha fazla özel gruplara yönelik çalışmalar başlattık. Kırkhan ve Antakya'da Roman ve Abdal toplulukları için projeler geliştirdik, Roman grupların birlikte yaşama kültürünü vurgularken yerel yönetimleri de bilgilendirip sağlık hizmetleri sunduk. Her ailede en az 6 çocuk bulunmasına rağmen, bulaşıcı hastalıklardan korunma, kanalizasyon ve su sanitasyonu gibi altyapı eksiklikleri vardı; Romanların yaşadığı çadır alanlarında açık kanalizasyon sorunuydu. Özel olarak 6 kez psikiyatri hizmeti sunduk, ücreti olan uyuz hastalığı için ilaçlar getirdik. Ayrıca bağımlılık konusu önemli bir sorun olarak karşımıza çıktı; bu konu üzerinde çalışmaya başladık, ancak takibinin önemli olduğunu belirtmeliyim.Bu süreçte, Roman ve Abdal topluluklarıyla güven temelli ilişkiler kurmanın ne kadar kritik olduğunu fark ettik. Topluluk liderleriyle düzenli olarak bir araya gelerek onların ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilmek için dinleme seansları düzenledik. Bu seanslar, hem sağlık hizmetlerinin etkinliğini artırmak hem de yerel yönetimlerle iş birliğini güçlendirmek adına büyük fayda sağladı.
Aynı zamanda, kadın ve çocuklar için özel eğitim programları geliştirmeyi de ihmal etmedik. Özellikle, sağlık bilgilerini artırmak amacıyla kadınlara yönelik hijyen ve beslenme seminerleri düzenledik. Bu tür eğitimler, ailelerin genel sağlık durumunu iyileştirmeye yardımcı oldu ve topluluğun dayanışma ruhunu pekiştirdi.
Psiko-sosyal destek çalışmalarının yanı sıra, bireylerin topluma kazandırılması için meslek edindirme kursları açmayı Planladık. Geleneksel el sanatlarının ve müziğin gibi kültürel unsurların ön planda tutulduğu bu kurslar, hem geçim kaynağı oluşturma hem de toplumsal entegrasyona katkı sağlama amacı taşıyordu.
Bununla birlikte, çocuklar için oyun grupları ve çeşitli sportif faaliyetler düzenleyerek, onların sosyal becerilerini geliştirmeyi ve travma sonrası psikolojik iyileşmelerine destek olmayı hedefledik. Her bir aktivite, onların normal yaşantılarına dönüş sürecinde önemli bir adım oldu.
Sonuç olarak, Roman lar ve Abdal topluluklarının iyiliği için çalışmalarımızı sürdürmekte ve yeni projeler geliştirmekte kararlıyız. Bu çabaların, yalnızca mevcut zorlukları aşmakla kalmayıp, uzun vadede toplulukların güçlenmesine de katkıda bulunacağına inanıyoruz. Dayanıklılık, dayanışma ve eğitim yoluyla, bu toplulukların daha sağlıklı ve umut dolu bir gelecek inşa etmelerine yardımcı olmayı sürdüreceğiz.
- Romanları yaşam şartlarına dair aktarımları:
Deprem öncesinde sağlık hizmetlerine eşit erişim sağlayamayan Romanlar, deprem sonrasında hijyen ihtiyaçları, barınma hakkı ve güvenli alan erişiminde ciddi sorunlar yaşadı. Kötü koşullarda informal çadır alanlarında kalmak zorunda kaldılar. Kırkhan'da yüksek sayıda uyuz vakası görüldü; kalabalık aileler nedeniyle çocukların hijyenik bir ortam bulması daha da güçleşti. Ayrıca, madde bağımlılığı önemli bir sorun olarak ortaya çıktı.
- Depremin Romanların yaşamına dair aktarımları:
Domlar, Romanlar diğer gruplara göre daha fazla etkilendi, çünkü mahallede komşu ve akrabalar arasında zorunlu bir dağılım oldu. Özellikle köyleri olmadığından deprem sonrası kalacak bir yerleri yoktu. Çocuklardan yetişkinlere kadar genel sağlık çalışmalarını yürüttük, fakat zamanla daha fazla özel gruplara yönelik çalışmalar başlattık. Kırkhan ve Antakya'da Roman ve Abdal toplulukları için projeler geliştirdik, Roman grupların birlikte yaşama kültürünü vurgularken yerel yönetimleri de bilgilendirip sağlık hizmetleri sunduk. Her ailede en az 6 çocuk bulunmasına rağmen, bulaşıcı hastalıklardan korunma, kanalizasyon ve su sanitasyonu gibi altyapı eksiklikleri vardı; Romanların yaşadığı çadır alanlarında açık kanalizasyon sorunuydu. Ayrıca bağımlılık konusu önemli bir sorun olarak karşımıza çıktı; bu konu üzerinde çalışmaya başladık, ancak takibinin önemli olduğunu belirtmeliyim.Bu süreçte, Roman ve Abdal topluluklarıyla güven temelli ilişkiler kurmanın ne kadar kritik olduğunu fark ettik.
- Roman çocukların öne çıkan sorunlarının neler olduğuna dair aktarımları:
Romanlar, deprem sonrası ilk dönemde eğitim hakkını önceliklendiremedi çünkü barınma sorunu en fazla zorlandıkları konulardan biriydi. Madde bağımlılığı ve hijyen ihtiyaçları, çözülmesi gereken önemli sorunlar arasında yer alıyordu. Çocukları madde bağımlılığı riskine karşı korunması gerekiyor; bu önemli bir çalışma konusu diyebilirim. Depremde sonra bu durumda ciddi bir artış oldu. Roman çocuklar ciddi risk altında diyebilirim.
- Romanların ve özellikle Roman çocukların ayrımcılık deneyimine dair aktarımları:
Her grup ve mahalle için ayrı konteyner grupları önerdik. Romanlar için eski mahalle kültürüne dayalı özel konteyner kentler oluşturulmasını özellikle vurguladık. Ayrıca, insan yardımlarının Suriyelilere ve Romanlara verilmemesini sıkça duyduk. Örneğin Çanakkale'den gelen erzakların sadece Türklere dağıtılmasını istediklerini gördük. Hırsızlık vakalarında ilk Romanlar ve Suriyeliler hedef alındı. Halbuki çoğu yerde Romanların bile yaşamadığı alanlar olduğu halde bu şekilde suçlandılarç